İnsan gönlünü Allah’a kapattıkça hisleri de köreliyor. Allah’ı anlamak için de baştaki göz, kafadaki akıl yetmiyor. Akıl Allah’ı görse de gönül kapalı olduğu için bunu umursamıyor veya inkar için farklı yollar arıyor.
Ne kadar sığ bakıyorsun yaşama. Tezgahında bu kadar sırlar olan yaşamın, mutfağında ne kadar büyük harikalar olduğunu nasıl anlayamıyorsun. Bir yaşama uyanan tohumun içindeki harikaları görememen, içindeki Dünyanın olmamasından şüphe ettiriyor mu seni? Öyleyse her saniye Dünya yüzüne gözlerini açan katrilyonlarca yaşamın arkasında işleyen harika Dünyadan şüphe edecek bir sebep yok dostum
Kuran’ın somut ve objektif fen bilimlerine dair çok sayıda ayeti olmasına rağmen bir tane bile kanıtlanmış bilimsel gerçeklerle ters düşen ayetini gösteremiyorlar. Buna karşın, Kuranın bilimsel mucizelerine her geçen gün yenileri ekleniyor. Bu başlı başına mucize olarak yeter. Bunu başaramayınca, görece daha soyut ve subjektif olan sosyal konulara bakan ayetleri kendi doğrularına ve keyiflerine göre tartıp yanlış olduğuna hüküm veriyorlar. Halbuki Kuran insan doğasını gizlemiyor, saklamaya çalışmıyor. İnsanlar, “modern çağa uymuyor” deyip çok evliliği red ederken içlerinde duydukları boşluğu gizli kapaklı yollardan tatmine çalışmaları gibi iki yüzlülük yapmıyor. Kuran, insanlar gibi gerçeği eğip bükmüyor, hakkı her zaman gediğine koyuyor. İnsanın Kuran’ın sosyal emirlerindeki incelikleri anlayabilmesi, arka plandaki amaçları görebilmesine bağlıdır. Bu insanlar, sığ bir bakışla örümcek ağını aşılmaz engellere benzetip doğruya ulaşmada yolda kalabilirler.
Yorumlar
Yorum Gönder